Şehir
 Belediye
 Veriler T.İ.K. dan Sağlanmıştır
 
EPosta
Şifre
   Hatırla
  Giriş yapın !
üyelik

    Şehir Bilgisi 
Nüfus 1.849.478
İlçe 15
Belediye 53
Köy 545
Seçmen 1.221.097
M.Vekili 14
Tlf. Kodu 332
Harita
Valilik
Vali İLHAN ATIŞ
Web http://www.adana.gov.tr
Telefon 0 (322) 458 83 27
Fax 0 (322) 458 83 51
E-Posta adana@adana.gov.tr
Belediye
Başkan AYTAÇ DURAK
Web http://www.adana-bld.gov.tr
Telefon 0 (322) 454 19 11
Fax 0 (322) 455 35 00
E-Posta adana@adana-bld.gov.tr
Tarihçe
    

İlkçağda Adana, Anadolu'yu baştan başa geçerek Gülek boğazından Tarsus'a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı'nın egemen olduğu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy'da Hitit Federasyonu'na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova'da kurulan Kue Krallığı'na bağlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doğru Asur, M.Ö. 6. yy'da Pers, M.Ö. 333'te Büyük Iskender'in egemenliğine girdi. Iskender'in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler'e bağlandı. M.Ö. 66'da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi. Roma ve Bizans dönemlerinde, elverişli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704'de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun Reşit eski ilkçağ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy'da Adana Çukurova'nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy'da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır'daki Tolunoğulları'nın eline geçti.

Bizanslılar, Abbasiler'in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın başlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan'in Malazgirt Zaferi'ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular'ın egemenliğine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova'ya Doğu'dan gelen bir çok Türk boyu yerleşti. 1097 Haçlı seferiyle Adana'da Selçuklu egemenliği sona erdi. 14. yy'in ilk yarısında Memluklular'ın eline geçen Çukurova'ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleştirildi. 1352'de yöreye Memluklullara bağlı Türkmen Beylerinden Yüregiroğlu Ramazan Bey egemen oldu. Ramazanoğulları adını alan Beyliğin merkezi Adana'ydı. Ramazanoğulları'nın yönetiminde kent genişledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana'yı 1608'e kadar yine Ramazanoğulları yönetti.1672'de Adana uğrayan Evliya Çelebi kente ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy'ın ortalarına doğru Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu'nun karargahı olarak kullanıldı. Londra antlaşmasıyla (1840) Osmanlılar'a geri verildi.1867'deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886'da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler'in 1909'daki ayaklanma girişimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye'ye bağlandı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 24 aralık 1918'de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana'yı işgal etti. Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden oldu. 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Itilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922'de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana'nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

1840 yılına kadar bugünkü anlamda belediye hizmetlerini yerine getiren bir kurum yoktu. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, mutasarrıf ve valilerin direktiflerine göre hareket edilir , vakıfların sosyal amaçlı faaliyetlerinden yararlanılırdı.

1833-1840 yılları arasında Adana'ya hakim olan Mısırlı İbrahim döneminde vakıflara da çeki düzen verildi ve hizmetler yelpazesi arttırıldı. XIX'uncu yüzyılın ikinci yarısına girilirken, bugünkü vilayet sınırları içinde 350 kadar vakıf bulunmakta idi ve bunlardan 55 tanesi çeşitli yörelere su sağlamak üzere görev üstlenmişti. Yine, 14 tanesi Eğitime yönelik etkin hizmetler verirken 5 tanesi bina ve yapım işlerine bakıyor , 2 ' si de aşevi ve han gibi kurumları yönetiyordu.

1860 yılında patlayan Amerikan İç Savaşı, Adana'yı önemli ölçüde etkilemişti. Başta İngiltere olmak üzere, Avrupa 'nın en çok gelir getiren endüstrisi tekstil için gerekli pamuk Amerika ' dan geliyordu. Amerika, karın tokluğuna çalıştırdığı Afrikalı köleler sayesinde binlerce ton ürünü üstelik çok ta ucuza mal edebiliyordu. İç Savaş nedeniyle stoklar hızla erirken yenisi yetiştirilemiyordu. Avrupa, gerçek anlamda panik yaşamaya başlamıştı ki, İngiliz, Fransız ve Alman heyetleri peş peşe saraya gelip Padişahtan Adana ve Mısır' da pamuk ekimini teşvik için özel imkanlar kopardılar .1963 'ten itibaren de yüzlerce Avrupalı Adana'ya gelince kentin genel görünümü çok değişti. Yeni gereksinimler ortaya çıktı. Levanten denilen Avrupalılar daha modern bir kent yaşamı için bildiklerini ortaya koyarken para ve malzeme desteğinde de yarışa girmişlerdi. Çünkü her ülke, Adana ' da kendi mutlak üstünlüğü için elinden geleni yapıyordu.

Yeni arayışların bir sonucu olarak, 1870 yılında, ''Muhtesiplik'' adı altında bir kurum oluşturuldu. Bu kurum, bir anlamda günümüz belediye kavramlarının ilk formu idi. İlke olarak, "ihtisap ağaları'' denilen yetkili denetçiler kurumu şeklinde çalışıyordu. Örneğin, tartı aletleri, gıda maddelerinin fiyatları ile nitelikleri, kentin temizliği ve nihayet yapı işleri, bu ağalar tarafından denetlenmekte idi. Muhtesiplik ihdas edilirken, Ezene olan ismi de Atana şekline dönüştürüldü.

Muhtesiplikle gelen yenilik, 1871 yılında Adana Belediyesi olarak yeni formuna kavuştu. Aynı zamanda, pek benimsenmemesi üzerine Atana ismi bu kez Adana oldu.

İlk Belediye Başkanlığına da Gözlüklü Süleyman Efendi getirildi. Belediye Başkanı, o güne kadar hiç tanınmamış yepyeni kavramlarla uğraşmak yerine, muhtesiplik yönetimini devam ettirmekle yetindi.

1877- 79 yıllarında başkan olan Kirkor Bezdikyan ile görevi devralıp 1881 yılına kadar sürdüren Sinyor Artin, Ievantenlerin de yardımlarıyla daha çağdaş belediyecilik yaptılar .İki başkan zamanında yollar genişletildi. Parke taşlarla kaplama işlerine geçildi. Drenaj kanal ve hendekleri açıldı. Ancak, bütün bunların ötesinde, kent yönetimi kavramı gelişti. Temizlik ve aydınlatmaya ilkeler getirildi. 1908 yılında da ilk kanalizasyon çalışması başlatıldı.

Bundan sonra kopan ve halkımızca İğtişaş şeklinde isimlendirilen Ermeni Ayaklanması (13-14 Nisan 1909) ve takip eden olaylar içinde belediye hizmetleri akamete uğradı. İşgal sırasında ise ( 1918 -1921 ) kent yönetimi tamamen Fransızlar 'ın elinde idi. Belediye Başkanı ve hatta Vali tamamen göstermelik amaçla tayin edilmiş yandaşları idi.

8 Ekim'de toplanan Pozantı Kongresi, Adana'nın gerçek Belediye Başkanlığı'na Dıblanzade Mehmet Fuad Bey'i seçti. Meclis üyeliklerine de Ahmet Remzi Bey (Yüreğir), İbrahim Kethüda, Halil Bey (Savatlı), Haydarzade Ali ve İsmail Karadayı seçildi.

Kurtuluştan sonra Belediye Başkanlığı 'na getirilen Ali Münif Yeğenağa, aynı zamanda Cumhuriyet Döneminin ilk başkanı idi (1922-1926). Arkasından göreve gelen Turhan Cemal Beriker 1938 yılına kadar aktif başkanlık yaptı. Adana 'da önemli tesislere, planlı çalışmalara ve önemli binaların kuruluşuna imza attı. Sebze hali, park hizmeti veren bahçeler, birçok yeni yol ve buzhane bunlardan bazılarıdır. Aynca 1930 yılında kurulan Adana Elektrik Şirketi'ni de teşvik ederek Adana 'ya elektriğin getirilmesinde yardımcı oldu. Bu şirket 1943 yılında devletleştirilerek Belediyeye devredilmiştir.

6 Nisan 1956'da açılışı yapılan Seyhan Hidroelektrik Santrali ve Toprak Barajı Adana Belediyeciliğinde olumlu ve olumsuz etkiler veren önemli bir kilometre taşı oldu. Rezervuar alanı içinde kalan köy arazileri yüksek değerle istimlak edildi. Hayatı boyunca tahayyül bile edemeyeceği parayı bir anda elinde gören köylü akın-akın kente geliyordu. Bunların yanı sıra, bol ve ucuz enerji üretimine dayalı olarak bir yandan fabrika üstüne fabrikalar açılıyor , diğer yandan da elektrikli motopomplar tarım arazilerinde hızla yayılıyordu. Bütün bu nedenler Adana'yı son derece cazip bir iş ve aş merkezi haline getirmişti.

Büyük göç dalgalarının ardı arkası kesilmiyordu. Adana 'yı her yönü ile bir Amerika ' daki bir eyalete benzetmeyi hedeflemiş olan Başbakan Adnan Menderes'in özel ilgisiyle 1957-60 yılları arasında alışılmadık altyapılar gerçekleştirildi. Ana kanalizasyon sisteminde büz ve açık isale kanalları yerine kapalı betonarme sisteme geçilerek şebeke genişletildi. Başkan Ali Sepici'ye büyük itibar sağlayan süreçte yüzlerce bina istimlak edilip ordu araçlarının da yardımı ile yıkılarak Özler Caddesi genişletildi. Tamamen iskan altında olan Yeni Cami ile Yüzme Havuzu arası açılarak yeniden inşa edilen Ziyapaşa Bulvarı 'na bağlandı.

Adnan Menderes Bulvarı, Yeni Adana, Gecekondu 'ya Alternatif Belediye Konutları, Belediye Şirketi aracılığı ile başlatılan sosyal konut hamleleri, çöp toplama temizlik, vergi, toplu taşıma ve sair hizmetlerin özelleştirilmesi gibi Türk Belediyecilik Tarihine damga vurmuş bir çok önemli atılım, 1984-1989 yılları arasında gerçekleştirildi.

Aynı dönem içinde Adana'ya ''Büyükşehir'' statüsü verildi.

Ulaşım
    

Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana'ya ulaşılır. Ankara' dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir'den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul'dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana'ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye'nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır.

Otogar Tel: (+90-322) 428 20 47

Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin'e bağlıdır. Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.' dir.

İstasyon Tel: (+90-322) 453 31 72

Havayolu: Havayolu Şakirpaşa Hava Limanı'ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan'a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır.

Havalimanı Tel: (+90-322) 435 42 01

THY (+90-322) 435 91 75

Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır.

Kültür ve Turizm

Verimli topraklar ve coğrafi konumu nedeni ile tarih öncesi çağlardan başlayarak değişik ulusların akınına uğramış bölgede Çukurova kültürünü bu uygarlıklardan parça parça biriktirilmiş taşlarla oluşturulmuş bir yapı olarak tanımlamak mümkündür. Bir kültür sentezini oluşturan etkenler içinde Hitit kültürü ağırlıklı bir yer tutmakla birlikte, diğer ulusların verdiği katkılarla da tarih boyunca zenginleşmiştir.

Burada hüküm sürmüş 10 uygarlığın etkileri Adana'nın kültür yaşamında hala görülmekte ve hissedilmektedir. Adana ve Çukurova kültürünü önemli şekilde etkileyen gruplar özellikle göçebe, Türkmen ve Yörük aşiretleridir.

7-11. yy. arası Bizanslılar, Araplar ve aradaki küçük bir çok siyasi toplulukların kültür etkileri altında gelişen Anadolu, 11. yy.'dan itibaren tamamen Selçuklu kültürü etkisi altına girmiştir. Selçukluların ve onları takiben beylik devrinin etkileri Çukurova'da çok belirgindir. Beylik devrine damgasını vuran Ramazanoğlu Beyliği'nin zengin kültür varlıkları bugün hala görülmektedir.

Beylikler sonrası Osmanlı Devrinden kalma yazılı kaynaklar zamanın gelişimine ışık tutmaktadır. (Şeri/mahkeme Sicilleri veya Ziya Paşa devri kayıtları) Ovadan çok Toroslar'da yerleşen Türk (Yörük, Türkmen) aşiretleri uzun yüzyıllar dış etkenlere kapalı kalmış ve en az 10-15 asırlık Türk-Müslüman kültürünü pek fazla değişmeden muhafaza etmeyi başarmışlardır.

Adana'nın daha ovalık kesimlere yerleşmesi 19. yüzyıla rastlamaktadır (Osmanlı devrine, Cevdet ve Derviş Paşalar dönemine ) Ovaya yerleşme ile kültürde değişmeler başlamıştır. 20. yüzyılın ortasından itibaren de ovaya sanayileşmenin gelişi yöre kültür ve yaşamında büyük değişiklikler yaratmıştır.

Bir toplumun maddi ve manevi değerlerinin birikimi, o toplumun kültürünü meydana getirir. Bir çok iç ve dış etkenlerin yarattığı sentez, toplumun belli bir dönemdeki kültürünü belirler. Verimli topraklar ve coğrafi konumu nedeni ile tarih öncesi çağlardan başlayarak değişik ulusların akınına uğramış bölgede Çukurova kültürünü bu uygarlıklardan parça parça briktirilmiş taşlarla oluşturulmuş bir yapı olarak tanımlamak da mümkündür.

Özellikle 19.ve20. yüzyıllarda Adana ovasında yerleşimin artmasıyla tarımda ve sanayileşmede büyük atılımların olması, yörenin kültüründe büyük değişiklikler yaratmıştır. Ayrıca yörede yayla, deniz ve ova kültürünün de karışımı ile yeni bir kent kültürü meydana gelmiştir.

Çeşitli Kültürlerin Yörede Bıraktığı İzler

İlde çeşitli uygarlıklara ait toplam 65 adet büyük boyutlu sit alanı bulunmaktadır. Bu sit alanları içinde Kozan merkez ve Seyhan ilçe merkezi gibi kentsel sitler, Misis, Magarsus, Anavarza gibi arkeolojik sitler, Ağyatan, Akyatan, Yumurtalık Lagünü gibi doğal sitler, ayrıca anıtsal nitelikli kültür varlıkları da bulunmaktadır. Bunlar Misis ve Adana Taşköprüsü, Ulucami, Arasta, han-hamam gibi dini, askeri ve resmi yapılardır.

İLDEKİ KÜLTÜR KURULUŞLARI

Adana Arkeoloji Müzesi : 1924 yılında Alyanazade Halil Kamil Bey tarafından Taşköprü yakınındaki Cafer Paşa medresesinde açılmıştır. 1950 yılında bugünkü Etnoğrafya müzesine, 5 Ocak 1972 tarihinde de bugünkü yerine (Girne köprüsü yanı) taşınmıştır. Müzeye eserler kazı, hibe, el koyma ve satınalma yoluyla toplanmıştır. En önemlileri Aşi Lahdi, Antropoit Lahid, Bronz Senatör Heykeli, Urartu dönemine ait madeni eşyalardır.

Etnoğrafya Müzesi : İl merkezinde, Kuruköprü'de 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılında müze haline getirilmiştir. Buranın Etnoğrafya müzesi olarak kullanılması 1983 yılındadır.

Atatürk Bilim Kültür Merkezi : Müze binası Seyhan caddesi üzerinde 19.yüzyılda yapılmış geleneksel Adana evlerindedir. İki katlı çıkmalı, kırma çatılı, ahşap bir yapıdır. Ramazanoğullarından Suphi Paşa'ya ait olan binada Atatürk, 15 Mart 1923'te Adana'ya geldiğinde eşiyle birlikte kalmıştır. Bina, Atatürk Kültür ve Bilim Merkezi Koruma ve Yaşatma Derneğince ve halkın katkılarıyla restore edilmiştir. 1981 yılında Müze Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmete açılmıştır.

Misis Mozaik Müzesi : 1959 yılında Misis höyüğünün batı yönündeki sırtında açılmıştır. Adana Arkeoloji müzesine bağlıdır. Müzede yer alan mozaikler bu sanatın en gelişmiş zamanı olan 4.yüzyılın sonlarına ait bazilika tipinde bir tapınağın zemin mozaikleridir. Müzenin duvarları ışığı geçirecek şekilde cam tuğlalardan oluşmuştur. Bu mozaiklerin ortaya çıkartılmasında Alman Arkeologları Prof.Bossert ve Dr.Sudwing Budde yardımcı olmuşlardır.

Anıtlar Müdürlüğü : 1984 yılında kurulan 1985 yılında faaliyete geçen Adana Röleve Anıtlar Müdürlüğü Kültür Bakanlığı'na ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile müzelerin bakım, onarım, inşaat restorasyon, müze ve çevre düzenlenmesine ait her türlü etüd, proje ve uygulama hizmetlerini yapmaktadır. Müdürlüğün çalışma alanına Adıyaman, Hatay, Gazintep, İçel, Kahramanmaraş, Kilis ve Osmaniye illeri girmektedir.

Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü : 1987 yılında kurulmuş, 1988 yılında faaliyete başlamıştır. Müdürlüğün çalışma alanına Adıyaman, Hatay, Gaziantep, İçel, Kahramanmaraş, Kilis ve Osmaniye illeri girmektedir. Çalışmalar beş akademik üyeden oluşan bir kurul tarafından yürütülmektedir. Bu kurul adı geçen İllerdeki korunması gerekli Kültür ve Tabiat varlıkları hakkında karar vermektedir.

KÜLTÜR MERKEZLERİ

Adana İl Halk Kütüphanesi : 1923 yılında Şeyh Ramazanoğlu kitaplıklarının birleştirilmesi ile kurulmuştur. 1963 yılında İl Halk Kütüphanesi adını almıştır. 5 Ocak 1976 tarihinde de Kültür Sitesi'ne taşınmıştır.

Çağdaş Çocuk Kütüphanesi : Gazipaşa Bulvarı, Celalettin Sayhan İlköğretim Okulu bahçesinde hizmet vermektedir.

Mehmet Sabancı Çocuk Kütüphanesi : Yavuzlar Mahallesinde Hacı Ömer Sabancı Vakfı tarafından yaptırılan iki katlı binada hizmet vermektedir.

100. Yıl Çocuk Kütüphanesi : İncirlik Kasabasında 1981 yılında Belediye tarafından verilen binada hizmete girmiştir.

Ayrıca Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Yumurtalık ilçeleri ile Sağkaya ve Mercimek beldelerinde de Halk Kütüphaneleri bulunmaktadır.

Devlet Güzel Sanatlar Galerisi : Galeri 1978 tarihinde hizmete girmiştir. 1981 yılında Hacı Ömer Sabancı Kültür Mrkezine taşınmıştır. Galerinin amacı, topluma plastik sanat zevkini yaymak ve geliştirmek, sanatçılara eserlerini sergileme kolaylığı sağlamak, dünyadaki plastik sanat eserlerini tanıtmak ve sevdirmektir.

Tiyatrolar : Adana'da ilk tiyatro 1880 yılında şair Ziya Paşa'nın Adana Valiliği sırasında kurulmuştur. Adana Büyükşehir Belediyesi binası içinde bulunan Şehir Tiyatrosu 1926-1938 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapmış olan Turhan Cemal Beriker tarafından halkevi olarak yapılmıştır. 1941-1948 yıllarında Halkevi Başkanı Gazeteci Nihat Oral, bu konuda ileri bir adım atmış ve tiyatronun gençlik kolunu kurmuştur. Tiyatro ara ara açılıp kapanmış, bu gün hala çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca Hacı Ömer Sabancı Kültür Sitesi'nde Kültür Bakanlığı'na bağlı olarak çalışmalarını sürdüren Devlet Tiyatrosu bulunmaktadır.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası : Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak 1990 yılında kurulmuştur. 5 Ocak 1991 yılında ilk konserini vermiştir. Konserlerinde yerli ve yabancı birçok şef ve solist sanatçıyı konuk etmekte, ayrıca yurtiçi ve yurtdışında konserler vermektedir.

Altın Koza Kültür ve Sanat Festivali : 1969 yılında günümüze kadar devam eden bu gelenek etkinliğini gittikçe artırarak Adana'nın ismini duyuran önemli bir sanat olayı haline gelmiştir. Türk sinemasının gelişmesinde de önemli katkıları olmaktadır.

Halk Edebiyatı ve Aşıklar Geleneği : Çukurova'da, halk edebiyatı ve aşıklar geleneği yüzyıllardan beri sürmektedir. Bu konu ile ilgili yapılan araştırmalarda birçok masal, efsane, fıkra, ağıt v.b. derlenmiştir. Bunlardan en iyi korunanı aşıklık gelenrğidir. Adana'da aşıklar, sazlı(telden), sazsız(dilden) olmak üzere iki gruba ayrılır. Karacaoğlan, Dadaloğlu aşıkların en ünlülerindendir. Bunların dışında yörede Aşık Yusuf, Deli Boran, Feymani, Osman Eyyubi, Aşık Abdullah, Gündeşlioğlu, İlbeylioğlu, Kara Osman, Kul Halil, Kul Seydi İçgözoğlu, Aşık Karalı, Hacı Karakılçık, Abdulvahab Kocaman, Aşık Fidani, Aık Ömer, Aşık Ali, Aşık Hüseyin, Derdiçek ve İnce Arap gibi birçok aşık yetişmiştir. Kadın halk şairleri de bulunmaktadır. Bunların en ünlüleri; Durdu, Nazlı Gelin, Sinem Kız, Hasibe Hatun ve Hasibe Ramazonoğlu'dur.

Geleneksel El Sanatları : Yörede teknoloji ne kadar gelişmiş olsa da yerel olarak el sanatları önemini korumaktadır. Özellikle kırsal kesimde daha yaygın. Yrtkililer geleneksel el sanatlarını geliştirmek için gayret göstermekte, bir çok yerde kooperatif yoluyla bu çalışmaları desteklemektedir. En fazla yapılan el sanatları halı, kilim, çul, çuval, heybe, seren ve benzerleridir.

Kültürel Dokuya Katkıda Bulunanlar : Şair, Yazar, Ozan, Aşık, Bestekar, Eleştirmen ve Gazeteciler Sisi Abdi, Abdülnafi Üffer Efendi, Ahmet Ada, Ziya Adalı, Admi, Rıza Polat Akkoyunlu, Mahmut Akan, Selma Aktan, Kanuni Ali, Celal Arabacıoğlu, Turan Altıntaş, Mustafa Arif Arık, Hamit Salih Asyalı, Turan Aydın, Nuri Ayvalı, Arif Bilen, Ali Bilgili, Recep Bilginer, Salih Bolat, Ceyhun Can, Demirtaş Ceyhun, İbrahim Davutoğlu, Mehmet H.Doğan, Hakkı Dönmez, Kasım Ener, Mehmet Ali Ferrahi, Seyfi Güldağlı, Feyyaz Kadri Gül, Mehmet Refik Gülek, Asral Günşir, Ferit Celal Güven, Nevzat Güven, Nuri Hacı, Hakkı Bey (Yeğen Ağazade), Hoca Mehmet Hayrettin, Muzaffer İzgü, Suphi İdrisoğlu, Abdulkadir Kaçar, Karacaoğlan, Hacı Karakılçık, Reyhan Karataş, Cahit Kamışçı, Abdullah Kartal, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, A.Vahap Kocaman, Ahmet Köylügil, Salim Küçüktanış, Celal Şakir Muter, Talat Muter, Turan Oflazoğlu, İhsan Altay Orhon, Ümit Öcal, Abdulkadir Kemali Öğütcü, Arif Özbilen, Osman Özfidan, Ali Püskülloğlu, Hasibe Ramazonoğlu, Seyit Osman Suriri, Kamuran Şipal, Pekşen Tandoğan, Süleyman Şahin Tan, Osman Taşkaya, Eyyüp Todil, Mehmet Akif Tuncay, Taha Toros, Tuncer Uçarel, Nuer Uğurlu, Çetin Yiğenoğlu, Mahmut Yivli, Çoban Yurtçu, Cezmi Yurtsever, Ahmet Remzi Yüreğir, Çetin Remzi Yüreğir, Nihat Ziyalan.

Sinema, Tiyatro Sanatçıları, Müzisyenler, Ressam ve Hatatlar : Nedim Adanalı, Şadan Adanalı, Ahmet Akata, Aytaç Arman, İrfan Atasoy, Halil Atılgan, Erol Büyükburç, Mustafa Ceylanlı, Etem Çalışkan, Nurhan Damcıoğlu, Mahmut Dinle, Perihan Doygun, Yılmaz Duru, Coşkun Erdal, Fatih Erenler, Yusuf Erkişi, Can Etili, Nazife Güleryüz, Salih Güney, Hatat Hacı, Mahmut Hekimoğlu, Hüseyin İleri, Celal İnce, Bilal İnci, Suna Kan, Gani Karaca, Demir Karahan, Abdurrahman Keskiner, Arif Keskiner, Ercan Kont, Yılmaz Köksal, Barışmanço, Sadettin Öktenay, Hasan Özel, Hasan Özçivi, Ali Hbibp Özgentürk, İsmail Polat, Mustafa Sağyaşar, Suavi Soney, Erkan Sürmen, Ali Şen, Şener Şen, Necmi Şenel, Güven Şengil, Ali Şenozan, Aziz Şenses, Ferdi Tayfur, Faruk Tınaz, Tolgahan, Danyal Topatan, Seyhan Tütün, Abdurrahman Yağdıran, Meral Zeren.

Bilim Alanında Ünlüler : Abdullah Sisi, Abdurrahman Efendi, Remzi Oğuz Arık, İbrahim Ağah Çubukçu, Hamza Eroğlu, Ahmet Ramazanoğlu, Ali Sevim.

Folklor : Çok değişik uygarlıkların yaşamına sahne olan Çukurova'da Folklor'un da zengin olması doğaldır. Tarihin çok eski çağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor ürünlerinin hangilerinin bugüne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleştiğini saptamaya olanak yoktur. Yöre Türk folklorunun tarihi başlangıcını da 7.yüzyıl olarak söylemek doğru olur. Anadolu folklorunun genel karekteristiği yöre folklorün de, bazı değişikliklerle aynen görülmektedir. İklim, iş bölümü, gelenek ve görenekler, folklorun bölge içinde diğer bölgelere göre başkalaşmasına önemli ölçüde etken olmuştur. Şölen, av folkloru ile bu yaşam biçimine uygun giyim, özgür yaşam tavrı bu etkilerle oluşmuş önemli folklor özelliklerindendir.

Adana köylerinin bir kısmında hakim olan giyim tarzı, düğünler, cirit, güreş, sinsin gibi oyunlar varlıklarını devam ettiren folklor özellikleridir.

Halk Ozonları : İlin Yetiştirdiği halk ozanlarının başında Karacaoğlan ve Dadalloğlu gelir. Bunların yanısıra ünü çevresini aşmayan sayısıs halk ozanı da vardır. Bunların yanısıra ünü çevresini aşamayan sayısız halk ozanı da vadır.

Sazını eline alıp azığını sırtına vurarak Çukurova'yı ve başka diyarları gezen Karacaoğlan ile başlayan Dadaloğlu, Aşık Yusuf, İlbeylioğlu, Deli Boran, Aşık Abdullah, Gündeşlioğlu, Kara Osman, Kul Halil, Kul Şeydi, Üçgözoğlu, Aşık Ali İlhami, Aşık Ömer, Aşık Hüseyin, Derdiçek, İnce Arap, Aşık İmami, Aşık Halil Karabulut, Aşık Kul Mustafa, Aşık Hacı Karakılçık, Feymani, Aşık Abdülvahap Kocaman, Aşık Deli Hazım Demirci gibi daha nice aşıklarla devam eden halk aşıkları söyledikleri detsan, taşlama, güzelleme, ağıt, koşma ve şiirlerle Çukurova kültürünü tanıtmışlardır.

Kadın halk ozanları da erkeklersen geri kalmamıştır. Karaisalı yöresinden Durdu, Nazlı Gelin, Sinem Kız, Avşar oymağından Hasibe Hatun, Adanalı Hasibe Ramazanoğlu bunların en ünlülerindendir.

Geleneksel Yiyecek ve İçecekler : Adana yöresinin zengin bir yemek kültürü bulunmaktadır. Bu yemek kültürünün bu kadar zengin olmasının nedeni çeşitli kültürlerin etkisinde kalması ve onların yemekleri ile kendi yemeklerini damak zevkine uygun olarak birleştirmesidir. Adana yemeklerinin en önemli özelliği un, bulgur, et sebze ile çeşitli baharatların çok kullanılmasıdır.Yemeklerin yanında bol yeşillik ve değişiksalatalar yenir. Aynı zamanda süt, yoğurt, peynir, çökelekte bol miktarda kullanılmaktadır. Özellikle etli yemekler sebze ile birleştirilerek yapılır. Bakliyat türleri ile sebze yemekleri ve çorbalarda bol miktarda kullanılmaktadır. Çorbalardan kesme ya da hamur çorbası, yüksük çorbası, düğün çorbası; sebze yemeklerinden, süllüm, mercimekli ıspanakbaşı, kabak çintmesi; bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarımsaklı köfte, içli köfte; sakatat yemeklerinden şırdan dolması, karın dolması; içeceklerden şalgam suyu, aşlama(meyan kökü) ayran, kaynar;tattlılardan taş kadayıf, karakuş tatlısı, nemse tatlısı, halka tatlısı ve bici-bici.

Binlerce yıllık tarihi geçmişi, bu geçmişten günümüze kalan sayısız tarihi eserleri, Yumurtalık ve Karataş sahillerinin doğal güzelliği ile Torosların yemyeşil yaylaları, şifalı suları, bitki ve hayvan türleri bakımındın çeşitliliği ile Adana büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

İlimizin kuzey ve doğusunu kaplayan Toroslar, dağ sporları, trekking ve av turizmi açısından çok uygun bir doğal ortama sahiptir. Ayrıca sayısız yaylalarıyla da yayla turizminin gelişmesine son derece elverişlidir. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin yarattığı deniz kulakları ve sazlık alanlar eko turizm açısından sınırsız olanaklar sağlamaktadır.

Yazları oldukça sıcak geçtiği için, yöre halkı açısından yaylada yaz geçirmek neredeyse bir zorunluluk olmuştur. Yaylalarda kampçılık, sağlık, turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara turizmi ve av turizmi gibi alternatif tuzimler bulunmaktadır.

Seyhan nehrinin yarattığı Tuzla ve Akyatan gölleri ile Ceyhan nehrinin yarattığı Ağyatan gölü, Ceyhan ve Yumurtalık dalyanı ile bunlara bağlı diğer lagünler, nadir kara ve deniz canlılarıyla, kuşların ürediği ve barındığı alanları oluşturmaktadır. Bu lagün ve dalyanların dışındaki alanlar da "Kıyı Turizmine" ve "Yat Turizmine" elverişli bölgelerdir.

Bunların dışında; Çukurova'nın iç kesiminin bir diğer potansiyeli de canlı ekonomik yaşantısıdır. Adana, bölgenin en büyük kenti ve iş merkezi olduğu gibi, gelişmiş üniversitesi, gelenekselleşmiş sosyal etkinlikleri ile de önemli ölçüde "İş ve Kongre Turizmi" potansiyeline sahiptir.

Tarihi eser yönünden oldukça zengin olan ilimizde Tepebağ höyüğü, tarihi Büyük Saati, camileri, kervansarayları, bedestenleri ve mozaik müzesi görülmeye değer yerleridir.

Adana ilinde toplam 65 adet büyük çaplı sit alanı tescil edilerek ilan edilmiştir. Bu sit alanları içinde; Kozan Merkez ve Seyhan ilçe merkezi gibi kentsel sitler, Misis, Magarsus, Anavarza gibi Arkeolojik Sitler, Ağyatan-Akyatan Yumurtalık'la Lagünü gibi doğal sitler bulunmaktadır.

Adana’da her uygarlık kendi kültür çeşitliliğini bir sonrakine aktararak bir kültür mozayiği oluşturmuştur. Hititler, Romalılar, Araplar, Selçuklular, Ramazanoğulları, Osmanlılar, Türkmen ve Yörük aşiretlerinin yöre kültürünün çesitlenmesine katkıları olmuştur. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Adana ovasında yerleşimin yoğunlaşmasıyla tarımda ve sanayileşmede büyük atılımların olması, yörenin kültüründe büyük değişiklikler yaratmıştır.

Çok değişik uygarlıkların yaşamına sahne olan Çukurova'da Folklorunda zengin olması doğaldır. Tarihin çok eski çağlarında yaşayan medeniyetlere ait folklor ürünlerinin hangilerinin bugüne kadar yaşadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleştiğini saptamaya olanak yoktur. Anadaolu folklorunun genel karakteristiği yöre folklorunda da, bazı değişikliklerle aynen görülmektedir. Adana köylerinin bir kısmına hakim olan giyim tarzı, düğünler, cirit, güreş, sinsin gibi oyunlar varlıklarını devam ettiren folklor özellikleridir.

ADANA : Adana’da her uygarlık kendi kültür çeşitliliğini bir sonrakine aktararak bir kültür mozayiği oluşturmuştur. Hititler, Romalılar, Araplar, Selçuklular, Ramazanoğulları, Osmanlılar, Türkmen ve Yörük aşiretlerinin yöre kültürünün çesitlenmesine katkıları olmuştur. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Adana ovasında yerleşimin yoğunlaşmasıyla tarımda ve sanayileşmede büyük atılımların olması, yörenin kültüründe büyük değişiklikler yaratmıştır.

 İLÇELERDE BULUNAN ESERLER

ALADAĞ : Akören Kalesi, Mazilik Ören Yeri ve Kalesi, Postyağbasan Kalesi, 3 adet Kilise

CEYHAN :

Kurtkulağı Kervansarayı : 1711’de yapılmıştır.
Yılankale : Kilisesi ve sarnıcı bulunan kale Sahmeran Kale olarak da anılmaktadır.
Ulu Cami : 1868’de yapılmıştır.
Sirkeli Höyüğü : Tepebağ’dan sonra bölgenin en büyük höyüğüdür.
Muradiye Cami : 1912-1720 yılları arasında yaptırılmıştır.
Durhasan Türbesi : 1717-1720 yılları arasında yaptırılmıştır.
Dumlu Kalesi : Asur, Pers, Roma kalıntılarına rastlanmaktadır

FEKE : Feke kalesi : 12.yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. 

İMAMOĞLU : Koyunevi Mozaik Alanları, Yeraltı Sehri

KARAİSALI : Yer Köprü Mağarası, Milvan Kalesi : Karakılıç köyü yakınlarında bulunmaktadır.

KARATAŞ
 
Yanık Kilise (Karakilise Kalıntısı) : Romalilar tarafindan yapılmıştır.
Antik Magarsus Kilisesi : Romalilar döneminde yapılmıştır.
Menzil Hani Kalintisi : Osmanlılar tarafindan 1782 yılında yaptırılmıştır.
Tarihi Han Kalıntısı : Osmanlılar 1608 de yaptırmıstır.
Amfi Tiyatro : Romalılardan kalma tiyatro kalıntılarıdır.

KOZAN

Kozan Kalesi : Asurlular tarafından yapılmıştır.
Bucak Kalesi : Ortaçağ döneminde yapılmıştır.
Hoskadem Cami : Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoskadem tarafından 1448 yIlInda yaptırılmıştır.
Pelesel Manastırı Kalıntıları : Ermeniler tarafından yaptırılmıştır.
Anavarza Kalesi ve Kalintilari : M.Ö. 9. yy. Da Asurlular tarafindan yapılmıştır. Romalilardan kalma iki su kemeri, tiyatro, saray, tapınak, hamam kalıntıları, kaya mezarları, frenkslerle süslenmiş mezarlar kilise ve sarnıç bulunmaktadır.

POZANTI

Kızıl Tabya : Mısırlı İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Ak Tabya : Mısırlı İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Yakarpınar Köprüsü : Yörenin en eski köprüsüdür.
Anaşka Kalesi : Müslüman ve Araplarca "Rus-Nuş-Sekaribu"diye de bilinir. 

SAİMBEYLİ: Saimbeyli Kalesi : Ortaçağ da yapılmıştır."Kara Kilise" de denir.

SEYHAN

Tepebağ Höyüğü : Bölgenin en büyük höyüğüdür.
Taşköprü : 117-138 yıllarında yaptırılmıştır.Şehir merkezindedir.319 metre uzunluğundadır.
Bebekli Kilise : Saint Paul Katolik kilisesidir. 1880-1890 yıllarında yapılmıştır.
Saat Kulesi : 1881'de yaptırılmıştır.
Bedesten : Ramazanoğulları tarafından 16. yy. da yaptırılmıştır.
Ulu Cami : Ramazanoğulları tarafından 1541 yılında yaptırılmıştır.
Yağ Cami : 1501 yılında kilise iken camiye çevrilmiştir.
Yeni Cami : 1724 yılında yaptırılmıştır.
Kemeraltı Cami : 1599 yılında yaptırılmıştır.
Akça Mescit (Ağca Mescit) : 1489 yılında yaptırılmıştır.
Çarşı Hamamı : 1529 yılında yaptırılmıştır.
Irmak Hamamı : Eski bir Roma hamamı üzerine yaptırılmıştır.
Gön Hanı Kapısı : Adana Arastası ile yan yanadır. Bugün sadece birkapı bulunmaktadır.
Bahri Paşa Çeşmesi : 1890'da yaptırılan ve imar çalışmaları nedeniylekaldırılan çeşmenin aynısı 1993 yılında yeniden yaptırılmıştır.
Ramazanoğlu Konağı ve Harem Dairesi : 1489 yılında yaptırılmıştır.
Hasanağa Cami ( Hasan Kethüda) : 1558 yılında yaptırılmıştır. 

TUFANBEYLİ

Şar Harabeleri : Tarihte Hititlerin merkeziydi.
Amfi Tiyatro : Romalılardan kalmadır.
Kilise Kalıntıları : Bizanslılardan kalmadır.
Kaya Kabartmaları: Hititliler tarafından yapılmıştır.

YÜREĞİR: (Misis, Mopsuhestia)İlk ve ortaçağda önemli bir yerleşim merkezi olan Yüreğir ve yöresinde eski eser olarak köprü ve höyük, yer mozaikleri ve su kemerleri, hamam ve kervansaray bulunmaktadır. 

YUMURTALIK: Ayas Kalesi, Süleyman Kulesi, Markopolo İskelesi

Diğer Bilgiler

ADANA
 
With a history dating back to 6000 BC, Adana is one of the oldest settlements in Anatolia and is the fourth largest city in Turkey. Interest in the city is not only due to its collection of historical sites, but it is also renowned as a thriving, modern region. Its population boom (now 1.5 million) can be attributed to its fertile plains, rivers and highlands, which have created a major textile industry, and the city is also an importing trading centre for gold.
 
Area: 17.253 km² 
 
Districts :  Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli, Yumurtalık.
 
 How to Get
 
By Road Adana can be reached via the D-400 Highway and the international TEM highway. It is 472 km from Ankara along Aksaray Pozanti; 873 km from Izmir via Afyon, Konya and Eregli; and 909 km from Istanbul via Bolu, Ankara and Aksaray. Located 5 km from the city centre, Adana’s bus station has services to all areas of the country. Regular bus services include Ankara (10 hours), Antalya (12 hours), Allepo in Syria (12 hours), Konya (7 hours), Van (18 hours) and Kayseri (7 hours). Bus station Tel: (0322) 428 20 47
 
By Rail Apart from domestic services, there are also international rail connections. There are many trains to Europe, the Middle East, and countries to the north, with connections to the harbours in Mersin and Iskenderun, both of which have ferries. Adana’s railway station is 1 km. from the city centre. The main domestic routes are a daily service to Ankara (14 hours), several weekly to Gaziantep (3 hours) and several daily to Mersin (1 hour). Railway Station Tel: (0322) 453 31 72
 
By Air There are daily flights to Istanbul and Ankara. International flights include Jedda (twice a week), plus weekly flights to Frankfurt-Dusseldorf, Munich via Ankara, and Koln via Istanbul (once a week). The airport is 3.5 km from the city centre and has a 140-vehicle parking lot.
 
Airport Tel: (0322) 435 42 01 Turkish Airlines: (0322) 435 91 75
 
 Where to Visit
 
ANCIENT CITIES
 
Anavarza Located in Ceyhan near the village of Dilekkaya , 20 km along the Kozan-Kadirli road, the ruins resemble an open-air museum. Anavarza Castle still has traces of Roman and Muslim history, with well-preserved relics including the castle walls, the triumphal arch, numerous columns and two pools decorated with mosaics in front of the guard house.
 
Sar 20 km northeast of Tufanbeyli, these ruins were the scenes of the most important religious Hittite ceremonies, performed in honour of the Mother Goddess Magda-Mater. In addition, there is a Roman theatre and a Byzantine church besides the 6-metre high Ala Kapi, which is made of marble blocks.
 
Magarsus An ancient port city, west of the modern town of Karatas, the city of Magarsus has the remains of a theatre, temple, church and baths.
 
Aegaea (Ayas) This ancient port city between Yumurtalik and Ayas has a three-storey watch tower, Ottoman and Roman baths beside the city walls.
 
MOSGUES
 
Ulu Cami Built in 1507 in Syrian or Mamluk style, this attractive mosque has black and white marble and decorative window surrounds. Inside is the tomb of Halil Bey, Emir of the Ramazanoglu Turks who ruled before the Ottomans, which contains beautiful mosaics made from Iznik tiles.
 
Sabanci Merkez Cami This recently constructed mosque has an immense capacity of over 28,000, and is the third largest in Turkey, with the highest dome. Brand new in style, it has six minarets and lies next to the Girne Bridge. Much of its financing was from the Sabanci family, originally from the area and now the second richest in the country.
 
Yag Camii With one bay originally used as the Church of St James, until incorporated into the main body, the Yag Camii was built in 1501 and has an impressive portal.
 
BEACHES
 
The unique highland beauty of Tekir, Burucek, Aladaglar, Horzum Findikli, Hamidiye, Asar, Asmacik, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Camliyayla and Kizildag will appeal to tourists wanting to get back to nature.
 
ADANA HIGHLANDS
 
The Kozan-Horzum Highland and Çulluuşağı Highland Village
 
Transportation: Horzum highland is located at the 25 km mark and the village of Çulluuşağı is at the 31 km mark on the highway that connects Kozan, Feke, Saimbeyli and Tufanbeyli districts to Kayseri. There is bus and minibus service to this mountain village year-round.
 
Description: Much frequented by the people living in Kozan, the Horzum highland is a lovely place with pine and sycamore trees, vineyards and fruit orchards. There are many wooden houses which are beautiful examples of highland architecture. Many modern facilities are available including a health clinic.
 
Pozantı - Tekir Beldesi (Highland)
 
Transportation: Located on either side of the Adana-Ankara E5 highway, this spacious highland is 7 km from Pozantı, 107 km out of Adana. Transportation is plentiful and available year-round, as many inter-city buses and smaller minibuses operates in this route.
 
Description: The highlands of Tekir Highland, Bürücek and Eski Konacık are actually individual neighborhoods of the town of Akça Tekir. Located at the middle of abound pine and juniper trees as well as orchards, the highland accommodates the typical highland houses besides various examples of other architectural styles.
 
Further attractions of the higland are the protected emplacement of the Ottomans and a Reproduction Station of bezoar goats which are taken under protection by the Forestry Service.
 
Accommodation - Food and Drink: One may choose to camp here;otherwise there are tourist facilities in Pozantı which is 7 km far away.
 
Pozantı - Armutoğlu Highlands
 
Transportation: At the Pozantı - Ankara fork in the road go east towards Sarmısak Mountain. It is a 13 km drive from here along a road that winds through a forest of pine and fir.
 
Description: This pristine highland is covered with cedar, fir and juniper trees and in the spring there is a variety of wild flowers. There is an abundant wildlife since it is located at the foot of Sarmısak Mountain. Moreover icy waters of the springs flow creating a marvelous spectacle.
 
Accommodation - Food and Drink: This highland has no facilities. Anyone who plans to camp out will need to bring their own tent and other basic necessities.
 
Aladağ (Karsantı) - Meydan Highland
 
Transportation: It is 6 km from Aladağ along a gravel road. It is possible to get a taxi or minibus from Aladağ.
 
Description: At an altitude of 1700 m, the highland is adorned with juniper, pine, fir and cedar trees as well as orchards. There is electricity and telephone services and structures constructed out of wood and rock, which is typical of highland architecture.
 
Accommodation - Food and Drink: One can set up camp on the edge of the forest. There are also country restaurants, tea houses and a few small markets.
 
Aladağ Ağcakise - Başpınar - Bici and Kosurga Highlands
 
Transportation: These mountain villages, which are located very close to each other (3-5 km), can be reached only by a gravel road.
 
Description: These pristine highland villages are located in the forest within sight of the nearby Zehli Castle.
 
Accommodation - Food and Drink: Those who would like to camp out should bring their tents and other basic supplies with them.
 
Karaisalı - Kızıldağ Highlands
 
Transportation: It is 27 km from Karaisalı. The road is asphalt.
 
Description: This highland gets its name from nearby Mt. Kızıldağ and is popular among the locals. There are lots of apple, pear, cherry, sour cherry and walnut orchards in the village and the wildlife is quite abundant. It is possible to hike up nearby Kızıldağ as well.
 
Accommodation - Food and Drink: There are simple tea houses and country restaurants as well as small markets, a bakery, and meat markets.
 
Feke - İnderesi Village (Highland)
 
Transportation: It is a 59 km drive from Feke along a gravel road.
 
Description: This authentic highland village is nestled among vineyards and orchards. Modern facilities are now available and there is a village clinic and a police station. The villagers make 'Yahyalı' type rugs, carpets and woolen socks as souvenirs for visitors.
 
Accommodation - Food and Drink: There is a small market, a bakery and some country restaurants.
 
Tufanbeyli - Kürebeli Highland
 
Transportation: The highland, located 10 km north of Tufanbeyli, can only be accessible by following a gravel road.
 
Description: This unspoiled mountain highland has a small lake which is used for irrigation.
 
Accommodation - Food and Drink: Those who want to camp should bring their tents and basic necessities with them.
 
Pozantı - Fındıklı Köyü (Highland)
 
Transportation: It is 10 km out on the Pozantı-Çamardı highway and there are minibuses to the highland from Pozantı.
 
Description: A typical mountain village, it is surrounded with vineyards and gardens. The infrastructure of the village has been improved and currently there is a village clinic in service.
 
Accommodation - Food and Drink: There are simple restaurants, a tea house and a small market.
 
Saimbeyli - Çatak Highland
 
Transportation: Two kilometers out on the Saimbeyli -Tufanbeyli highway, turn left on a gravel road and go 3km. The road passes through orchards and gardens. Minibuses are operating from the Saimbeyli district.
Description: This is a little village with huge sycamore trees watered by the springs which splash down the mountain slopes. Small platforms have been set up in the trees and they make delightful picnic area. The Çatak highland with its rich springs provides all of the water supply of the Saimbeyli district.
 
Accommodation - Food and Drink: There is a small facility run by the Forestry Service here.
 
Saimbeyli - Tufanbeyli - Obruk Highland
 
Transportation: Located 35km out on the either side of the Saimbeyli - Tufanbeyli highway.
 
Description: Preferred by nomadic shepherds, this highland is totally unspoiled. The fields of wheat and barley are surrounded by wild flowers in the spring and juniper, black pine and cedar trees.
 
Accommodation - Food and Drink: There are no facilities available. Those who plan on camping should bring their own tents and other basic supplies.
 
Kozan - Göller Highland
 
Transportation: It is a 40 km. drive from Kozan on a dirt road. There are minibuses from Kozan in the summer months.
 
Description: The highland has electricity and telephones. It is surrounded with forests and there are many wildflowers in the spring.
 
Accommodation - Food and Drink: There is a country tea house, a small market and a restaurant.
 
Pozantı - Belemedik Highland
 
Transportation: Take the gravel road to the village of Anbaş from Pozantı (10 km).
 
Description: This mountain village founded on the banks of Çakıt Creek has many wood and stone houses made in the highland style. The is abundant wildlife here. The mostly commonly seen animals are mountain goats, wild hogs and birds of prey, such as eagles and falcons.
 
Accommodation - Food and Drink: Those who want to camp should bring their own tents and basic supplies.
 
Pozantı - Asar Highland
 
Transportation: This highland village lies 1.5 km northwest of the asphalt highway to Pozantı-Çamardı. There are minibuses from Pozantı as well.
 
Description: The local highland houses made of wood and stone are surrounded by pine, fir and cedar trees and there are many fruit orchards. The village has electricity as well.
 
Accommodation - Food and Drink: Those who want to camp should bring their own tents and other basic supplies.
 
BIRD-WATCHING
 
Aladaglar, Tuzla Lake, Akyatan Lake, Agyatan Lake, Yumurtalik Lagoons and Gaver Lake are all Bird Protection Areas, and are in the vicinity of Adana province.
 
THERMAL SPRINGS
 
The Haruniye Thermal Tourism Centre in Bahce, Acisu Springs near Aladag, Tahtalikoy Kokarpinar and Kurttepe springs in Ceyhan are known to be beneficial for those suffering from certain illnesses.
 
SPORTING ACTIVITIES
 
Surfing is possible in the dam lake of Adana. There are excellent trekking, cycling, and horse-riding trails in the highlands. Fishing is popular around the Seyhan and Ceyhan rivers, and the mountain streams have a good supply of trout. Adana also offers many possibilities for hunting, as well as various wildlife preserves breeding mountain goats, fallow and roe deer at the slopes of Toros Mountains.
 
 Geography
 
With high mountains and low-lying plains, Adana’s climate varies depending on the geography. The climate of the plains is typical of the Mediterranean, with hot dry summers and mild wet winters. The coldest month is January (average temperature 9ºC) and the hottest is August (average 28ºC).
 
 History
 
Adana, founded on the delta of the Seyhan and Ceyhan rivers, dates back to 6000 BC. The area has had a long string of rulers, starting with the Luvi Kingdom from 1900 BC (a branch of the Hittites), through a succession of Hittites, Phrygians, Assyrians, Persians, Seluicuds and Byzantines. There was an on-off struggle between the Greeks and Persians, which lasted 1000 years, which ended once the Romans came in the 1st century BC. The city first became an important trading centre under the Romans. Following the age of Islam, which began in 638 AD, there were then the Egyptian Mamelukes, the Ramazanogullari (Turks), and the Ottomans who captured the city in the16th century.
 
 Where to Eat
 
Speciality of the city is the famous Adana kebap, which is made from minced lamb mixed with hot peppers, then charcoal grilled on a skewer. The local drink is called salgam, an unusual mixture of purple carrots, turnips, garlic and lettuce.
 
 Don't Leave Without
 
-- Visiting the Archaeology Museum, the Ethnographic Museum and Ataturk's house. centre,
-- Visiting Ulu Camii, Sabanci Merkez Camii, Bebekli Church, the Stone Bridge over the river Seyhan, and the old house of Adana in Tepebas.
-- Visiting the ruins of Anavarza, Sar, Misis and the bird sanctuary at Akyatan and Agyatan.
-- Feasting on Adana kebap and drinking salgam and aslama (a licorice drink).
 Sites
 
Registered Immobile Cultural and Natural Heritages in Adana
 
Sites
 
Archeological Sites: 62
Urban Sites: 3
Natural Sites: 4
Historical Sites: -
 
Other Sites
 
Archeological and Natural Sites: 1
Archeological and Urban Sites: 1
Total: 71
Cultural (at Single Construction Scale) and Natural
Heritages: 457
 
TOTAL: 528
 
Contact Information
Camps
Raşit Ener Tur. Tesisleri İskenderun Yolu 5. km / Adana
Tel: (322) 321 27 58
 
National Parks And Forest Campsites
Karataş Kumluk, Adana
Tel: (322) 237 22 52
 
Provincial Cultural Directorate
Tel: (322) 458 84 30-31
Fax: (322) 458 84 29
 
Cultural Centers
A hall with 370 seating capacity for theatre, conferences, etc. 250 m² Exhibition Hall Library - 500 readers
 
Contact Address: Sabancı Kültür Sitesi - Adana
Tel: (322) 352 32 91
Fax: (322) 352 68 85
 
Çukurova State Symphony Orchestra
Address: Adana Büyükşehir Belediyesi Konser Salonu Atatürk Bulvarı - Adana
Tel: (322) 453 68 74
Fax: (322) 458 25 99
 
State Fine Arts Gallery Directorate
Sabancı Kültür Sitesi ADANA
Tel: (322) 352 46 74
 
Museum
Adana Museum Address: Seyhan Cad. Adana
Tel: (322) 454 38 55
Fax: (322)454 38 56
 
Tourist Offices
Provincial Directorate Cinarli Mah.
Ataturk Caddesi no 11
Tel: (0322) 363 1287
Fax: 363 1346
 
Sakirpasa Airport Tel/fax: (0322) 436 9214
 
Governorship : (+90-322) 458 83 30
Municipality : (+90-322) 515 84 13
Hospital : (+90-322) 227 25 90
Police : (+90-322) 432 27 77
Gendarme : (+90-322) 323 32 72
 
 Links
 
Adana Governorship                              http://www.adana.gov.tr/
 
Adana Municipality                               http://www.adana-bld.gov.tr/
 
Adana Chamber of Commerce               http://www.adanatb.org.tr/
 
Adana Chamber of Industry                    http://www.adaso.org.tr/